ARAMA MOTORU :


Google Arama
www.erimsever.com

Site Haritası



Yukarı Çık
Afrika Dili - Güney Afrika Almanca - Almanya Arapça - Arabistan Arnavutça - Arnavutluk Azerice - Azerbaycan Baskça - İspanya Belarusça - Beyaz Rusya Bengalce - Bengal Bulgarca - Bulgaristan Çekce - Çekoslovakya Çince - Basitleştirilmiş Çince - Geleneksel Danca - Danimarka Endonezya Dili - Endonezya Ermenice - Ermenistan Eskenazi Dili - Almanya Yahudileri Estçe - Estonya Farsça - İran Filipince - Filipinler Fince - Finlandiya Fransızca - Fransa Galce - Galler Galiçyaca - Galiçya Gücerat Dili - Hindistan Gürcüce - Gürcistan Haiti Creole Dili - Haiti Hırvatça - Hırvatistan Hintçe - Hindistan Flemenkçe - Hollanda İbranice - İsrail İngilizce - Amerika, İngiltere İrlandaca - İrlanda İspanyolca - İspanya İsveçce - İsviçre İtalyanca - İtalya İzlandaca - İzlanda Japonca - Japonya Kannada (Karnataka) Katalanka - Catalan Andorran Korece - Kore Latince - Meksika Lehçe - Polonya Letonca - Letonya Litvanyaca - Litvanya Macarca - Macaristan Makedonyaca - Makedonya Malayca - Malezya Maltaca - Malta Norveççe - Norveç Portekizce - Portekiz Romence - Romanya Rusça - Rusya Sırpça - Sırbistan Slovakça - Slovakya Slovence - Slovakya Svahili - Jameyka Tamil - Hindistan Tayca - Tayland Telugu - Sri-Lanka Ukraynaca - Ukrayna Urduca - Pakistan Vietnamca - Vietnam Yidce - Rusya Yahudileri Yunanca - Yunanistan
   


Sayfada Kültür Bakanlığının "Merhaba Mustafa Kemal Paşa" albümünden "Ud Taksimi" parçası çalmaktadır - Kaynak


Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.


Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.


Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.

Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.


Türk ulusu güçlükleri; ulusal birlik ve beraberlikle yenmesini bilmiştir.

Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.


Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.


Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. (El yazısı ile)


Kadınlarımız erkeklerden daha çok aydın, daha çok verimli, daha çok bilgili olmak zorunluluğundadır. Gerçekten ulusun anası olmak istiyorlarsa böyle olmalıdırlar.

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.


Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı ben hiç birşey yapamazdım.

Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.


Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.

Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.


Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.

Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.


Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.

Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.


İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?

Büyük devletler kuran ecdadımız, büyük ve şumullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur.


Geldikleri gibi giderler.

Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.


Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.


Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.

Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.


Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.


Mualimler ! Yeni nesil, Cumhuriyetin fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.

Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet, henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir.


Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.

Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.


Türkiye’nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.


Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.

Ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler milletlerini yaşamak ve ilerlemek imkanlarına kavuştururlar.

Milletin sevgisi kadar büyük mükafat yoktur.


Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir.

Bu ulusu ben değil içimizdeki ruh, damarımızdaki kan kurtarmıştır.


Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet korumak ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

Biz uygarlıktan,ilimden ve fenden kuvvet alıyor ve ona göre yürüyoruz.


Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir.

Milletimiz daha da dindar olmalıdır diyorum. Ama bütün sadelik ve güzelliği ile.Dinime,bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum.Şuura aykırı ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor.


Şu anda batıl itikatlardan oluşan ikinci bir din mevcuttur. Fakat bu cahiller sırası gelince aydınlatılacaktır.

Eşini mutlu edecek herkes evlenmelidir. Çoluk çocuk sahibi olmalıdır.


Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.

Çocuk sevgisi insan için bir ihtiyaçtır.


Dünyada ne görüyorsak "Kadın" ‘ın eseridir.

Tarihimiz en mutlu dönemi, hükümdarlarımızın halife olmadıkları zamandır.


Korku üzerine egemenlik kurulamaz.

Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası özgürlüktür.


Bu millet bağımsızlıktan yoksun yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.

Bana bakmayınız. Benim hayatım başka türlü düzenlenmiştir.


Tam bağımsızlık denildiği zaman, tabii, siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, vs. her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik kasdolunmaktadır.

Tam bağımsızlık, bizim bugün üzerimize aldığımız vazifenin temelidir.


Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur.

Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.


Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.


Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım" diyebilenindir

Peygamberimiz tilmizlerine dünya milletlerine İslamiyeti kabul ettirmelerini emretti, bu milletlerin hükümeti başına geçmelerini emretmedi. Peygamberin zihninden asla böyle bir fikir geçmemiştir.


Milletin saltanat ve hakimiyet makamı yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisidir.

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.


Biz doğrudan doğruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur.

Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.


Türkiye’de Bolşeviklik olmayacaktır. Çünkü Türk Hükümetinin ilk gayesi, halka hürriyet ve saadet vermek, askerlerimize olduğu kadar sivil halkımıza da iyi bakmaktır.

Hükümetlerin icraatı menfi olup da millet itiraz etmez ve iktidarı düşürmezse bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir.


Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

Bizim dinimiz, milletimize hakir, miskin ve zelil olmayı tavsiye etmez. Tam tersine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin izzet ve şerefini korumalarını emrediyor.


Bütün zorba hükümdarlar hep dini alet edindiler; hakiki ulema, dini bütün alimler hiçbir vakit bu zorba hükümdarlara boyun eğmediler. Fakat gerçekte alim olmamakla beraber, sırf o kılıkta bulundukları için alim sanılan, çıkarına düşkün haris ve imansız bir takım hocalar da vardır. Hükümdarlar işte bunları ele aldılar ve işte bunlar dine uygundur diye fetva verdiler. Gerektikçe yanlış hadisler uydurmaktan çekinmediler. Gerçek ve imanlı ulema her vakit her devirde bunların kinine hedef oldu.

İntisap etmekle bahtiyar olduğumuz İslam dinini, asırlardan beri alışılmış olduğu üzere bir siyaset vasıtası mevkiinden kurtarmak ve yükseltmek elzem olduğu hakikatini müşahade ediyoruz. Mukaddes ve lahuti olan inançlarımızı ve vicdanlarımızı çapraşık ve değişken olan ve her türlü menfaat ve ihtirasların tecellisine sahne olan siyasetten ve siyasetle ilgili bütün hususlardan bir an evvel ve kesin olarak kurtarmak, milletin, dünya ve ahiret saadetinin emrettiği bir zarurettir.


Bir memleketin, bir memleket halkının düşmandan zarar görmesi acıdır. Fakat kendi ırkından büyük tanıdığı insanlardan vefasızlık, felaket görmesi daha acıdır.

Efendiler biz hayat ve istiklal isteyen bir milletiz. Ve yalnız ve ancak bunun için hayatimizi yok etmeyi göze alırız.


Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla ilgisi olmadığını söyler. Bazı kimseler modern olmayı kafir olmak sayıyorlar. Asil kafirlik onların bu inanışıdır.

Bu memleketin sahibi ve toplumumuzun asil unsuru köylüdür.


Masum halka beş vakit namazdan başka, geceleri de fazla namaz kılmayı vaiz ve nasihat etmek belki de ömründe hiç namaz kılmamış olan bir politikacı tarafından olursa bu hareketin hedefi anlaşılmaz olur mu ?

İlk olarak Kuran'ın dilimize çevrilmesini emrettim. Bu da ilk defa olarak Türkçe‘ye çevriliyor.


Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.

Efendiler siz hayatınızda mebus olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat hiç bir zaman sanatkar olamazsınız.


Sayın ögretmenler, hiç bir zaman düşüncelerinizden çıkmasın ki Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdani hür, irfanı hür nesiller ister.

Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.


Öğretmenler, yeni kuşak sizin eseriniz olacaktır.

Efendiler ve ey millet iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müridler, meczuplar memleketi olamaz.


Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek müstakil olan köylüdür. O halde herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete layik olan köylüdür.

Bir kere memlekette topraksız köylü bırakmamalıdır. Bir çiftçi ailesini geçindirebilen toprağın hiç bir sebep ve suretle bölünemez bir mahiyet alması, büyük çiftçi ve çiftlik sahiplerinin işletebilecekleri arazi genişliği arazinin bulunduğu memleket bölgelerinin nüfus yoğunluğuna ve toprak verim derecesine göre sınırlanması gerekir.


Milletimizin bugünkü yönetimi gerçek özelliği ile bir halk yönetimidir.

Büyük davamız en medeni ve en müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir.


Biz Türkler ruhen demokrat doğmuş bir milletiz.

Milletin kaynağı toplum hayatının esası olan kadın ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir.


Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.

Ben toprak büyütme meraklısı değilim. Barış bozma alışkanlığım yoktur. Ancak sözleşmeye dayanan hakkimizin isteğicisiyim. Onu almazsam edemem. Büyük meclisin kürsüsünden milletime söz verdim. Hatay’ı alacağım. Milletim benim dediğime inanır. Sözümü yerine getirmezsem milletimin huzuruna çıkamam. Yerimde kalamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim, Yenilmem. Yenilirsem bir dakika yaşayamam.


Ben diktatör değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar. Evet bu doğrudur. Benim isteyip de yapamayacağım bir şey yoktur. Çünkü ben zoraki ve insafsızca hareket etmesini bilmem. Ben kalpleri kırarak değil kazanarak hükmetmek isterim.

Hayatta tam mutluluk ve esenlik ancak gelecek kuşakların şerefi, varlığı, esenliği için çalışmakta bulunabilir.


Millete efendilik yoktur. Ona hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.

Beni görmek demek ille yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsaniz bu yeter.


Bizim milletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakar bir halktır.

Milletimi şimdiye kadar söylediğim sözlerle ve hareketlerimle aldatmamış olmakla gurur duyuyorum.




Basın, ulusun ortak sesidir. Bir güç, bir okul, bir yol göstericidir.

Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, seni yoldan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen burda direneceksin. Önünde sonsuz engeller yığılacaktır. Kendini büyük değil, küçük, araçsız hiç telakki edecek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri asacak, ondan sonra sana büyüksün derlerse bunu diyenlere güleceksin.


Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız. Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsan, uzaktan bütün doğu milletlerinin de uyanışlarını öyle görüyorum. Bağımsızlık ve egemenliklerine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yer yüzünden yok olacak ve yerlerini milletler arasında hiç bir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hakim olacaktır.

Tatbik eden, icra eden, karar verenden daima daha kuvvetlidir.


Ey yükselen yeni kuşak, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizsiniz.

Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müsbet ilimdir. Bunun içindir ki milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan zekasını, bilime bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu, her zaman ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besliyerek geliştirmek milli ülkümüzdür.


Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni özelliği ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Bir takım şeyhlerin, dedelerin, seyyitlerin, çelebilerin, babaların, emirlerin arkasından sürüklenen ve falcılara, büyücülere, üfürükçülere, muskacılara talih ve hayatlarını emanet eden insanlardan mürekkep bir kütleye, medeni bir millet nazariyle bakılabilir mi ?


Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

Biz medeniyet, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz. Başka bir şey tanımıyoruz.


Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre malik olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. Vicdan hürriyeti, mutlak ve taarruz edilemez, ferdin tabii haklarının en mühimlerinden tanınmalıdır.

Türkiye Cumhuriyetinde herkes Allah'a istediği gibi ibadet eder. Türk Cumhuriyetinin resmi dini yoktur. Türkiye’de bir kimsenin fikirlerini, zorla başkalarına kabul ettirmeye kalkışacak kimse yoktur ve buna müsaade edilemez.


Efendiler, camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapmak lazım geldiğini düşünmek yani meşveret için yapılmıştır. Millet işlerinde her ferdin zihni başlıbaşına faaliyette bulunmak elzemdir.

Türk milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.


Medeniyet öyle kuvvetli bir ışıktır ki, ona bigâne (ilgisiz) olanları yakar, mahveder.

Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.


Sarık ve cüppeyle artık dünyada muvaffak olmanın imkanı yoktur. Yaptığımız muazzam inkilaplarla medeni bir millet olduğumuzu cihana ispat ettik.

Bizim ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir.


Medeniyetin coşkun seli karşısında mukavemet boşunadır. O, gafil ve itaatsizler hakkında çok amansız davranır.

Fıkıhtaki zamanın değişmesiyle hükümlerin değişmesi inkar olunamaz kaidesi adalet siyasetimizin temel taşıdır.


Hissiyatı ve vicdani telakkiyati, ilim ve fenle besleyip eğiterek toplumun gerçek huzur ve saadetine çalışmak ulvi bir görüştür.

Hiçbir iyi inkilap, hakikati görenler dışında ekseriyetin reyine müracaatla yapılamaz.


İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin ?

Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin ?


Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde Anadolu köylü kadınının üstünde kadın çalışmasını zikretmeye imkan yoktur ve dünyada hiçbir milletin kadını Ben Anadolu kadınının daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim diyemez.

Kimse inkar edemez ki, bu harpte ve ondan evvelki harplerde milletin hayat kabiliyetini tutan hep kadınlarımızdır.



Benim Türk Milletine, Türk Cumhuriyetine ve Türklüğün istikbaline ait görevlerim bitmemiştir.
Sizler, onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.

Türk kadını dünyanın en aydın ve faziletli ve en ağır kadını olmalıdır.


Milleti ve içtimai zemini hazırlamadan inkilaplar yapılamaz.

Bir başka çağdan kalma adetlerinizde, alışkanlıklarınızda direnirseniz, cüzzamlılar, paryalar gibi tek başınıza kala kalırsınız. Benliğinize bağlı kalın ama, gelişmiş uluslar için gerekli olan şeyleri Batı‘dan almasını bilin. Yoksa, bilim ve yeni düşünceler sizi bir lokmada yiyip bitirebilirler.


Mesuliyet yükü her şeyden, ölümden de ağırdır.

Onun için, hepimiz büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı şükran ve minnetle ebediyen taziz ve takdis edelim.


Hiçbir zafer gaye değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük bir gayeyi ede etmek için belli başlı vasıtadır. Gaye fikirdir. Bir fikre dayanmayan zafer yaşayamaz. Her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir alem doğmalıdır. Yoksa başlıbaşına zafer boşa gitmiş bir gayrettir.

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.


Bir adam ki büyük olmaktan bahseder, benim hoşuma gitmez. Bir adam ki memleketi kurtarmak için evvela büyük olmak lazımdır, der ve bunun için mumune intihap eder, onun için olmayınca, memleketin kurtulamayacağı kanaatinde bulunur; bu, adam değildir.

Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.


Her Türk ferdinin son nefesi, Türk Milletinin nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedi olduğunu göstermelidir.

Zafer zafer benimdir diyebilenin, muvaffakiyet, muvaffak olacağım diye başlayanın ve muvaffak oldum diyebilenindir.


Çalışma, insanların vücut kuvvetlerini geliştirir ve hayat için gereken şeyleri temin eder. Çalışmaksızın, fikri gelişme ve ahlaki ilerleme de mümkün değildir. Tembellik bütün fenalıkların anasıdır.

Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.


Herhalde alemde bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.

Bir ulus, bir toplum yalnız bir kişinin çabası ile adımcık bile atamaz.


Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Benim sizden istediğim şey, yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman da, durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir.

Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.


Biz cahil dediğimiz zaman mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettigimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en fedakar ve muhterem unsurlarıdır.


Benim için ordumuzun kıymetini ifadede ölçü şudur: Türk ordusunun bir kıtası muadilinin behemehal mağlup eder, iki mislini durdurur ve tesbit eder.

Türkler bütün medeni milletlerin dostudurlar.


Ben düşündüklerimi, sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda lüzumlu olmayan bir sözü kalbimde taşımak iktidarında olmayan bir adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın huzurunda söylemeliyim. Yanlışım varsa, halk beni tekzip eder. Fakat şimdiye kadar bu açık konuşmada halkın beni tekzip ettiğini görmedim.

Hakikati konuşmaktan korkmayınız.


Meseleleri hadiselere göre değil, aslında olduğu gibi ele almak lazımdır.

Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.


Lüzumuna kani olduğumuz bir işi derhal yapmalıyız.

Fikirler, cebir ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez.


Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.

Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar Tam Bağımsızlık ve Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlikten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir...


Bütün ümidim gençliktedir.

Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, O’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.


Ne mutlu Türküm diyene !

Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.


Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!

Bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir.


Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.

Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.


Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.

Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı... Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız.


Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneği kazanmamıştır.


Yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyetinin temeli burada atıldı. Bu meydanda akan Türk kanları, bu gökte dolaşan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin sonsuz bekçileridir.


Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir...

Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.


Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.

Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.


Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.

İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle kaimdir!


Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.

Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.


Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.


Öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.

Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.


Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruat.

Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir, fakat insanda yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.


Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir, yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.

Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.


Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, ayni esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim.

Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.


Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.

Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.


Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar.


Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.


Yurtta sulh, cihanda sulh.

Türk milletinin istidatı ve kati kararı medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.



Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.

Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.


Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.

Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.


Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.

İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?


Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.


Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.


Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.

Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır.


Zafer, bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. Bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz). O, boş bir gayrettir.

Her büyük meydan muharebesinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.


Türkiye’nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.

Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.


Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.

Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.


Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez.

Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.


Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.

Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.


Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi herkesin anlaması gerekir.

Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.


Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.

Memleket mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.


Yeni Türkiye Devleti temellerini süngüyle değil, süngünün de dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. Fakat yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır.

Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.


Devrim yasası, eldeki yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır.

Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir.


Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır.

Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir.


Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.

Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.


Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.

Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.


Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre malik olmak, seçtiği dinin icaplarını yapmak ve yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. (1925)


Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım. (1925)

Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir.


Büyük şeyleri büyük milletler yapar.

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.


Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz.

Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.


İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu ben kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur !

Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.


Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.

Zafer, Zafer benimdir diyebilenindir. Başarı ise, Başaracağım diye başlayarak sonunda Başardım diyebilenindir.


Egemenlik verilmez, alınır.

Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.


Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.


Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.


Benim Doğum Günüm 19 Mayıs'tır.
19 Mayıs'taki Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun

Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir... Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir... Türk milletinin tarihi bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni


Alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır...

Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.


Türk’ün haysiyeti, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür.

Öğretmenler; Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir… Sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır.


Türk milleti güzel her şeyi her medeni şeyi, her yüksek şeyi sever, takdir eder. Fakat muhakkaktır ki, her şeyin üstünde taktir ettiği bir şey varsa o da kahramanlıktır.

Benim naciz vücudum bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyyen payidar kalacaktır.


Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir.

Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz.


Tam bağımsızlık, ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca, o devletin bütün hayat ışıklarında bağımsızlık felç olur. (1 Mart 1922)

Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir. Milletimizde bu kabiliyet ve tekamül var olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı.


Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur.

Giriştiğimiz büyük işlerde, milletimizin yüksek kabiliyet ve yüksek sağduyusu başlıca rehberimiz ve başarı kaynağımız olmuştur.


Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.

Gerektiğinde vatan için bir tek fert gibi yekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet elbette büyük bir geleceğe layık ve aday olan bir millettir.


Milli mücadelelere şahsi hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.

Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.


Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

“Milli eğitim programımızın, milli eğitim siyasetimizin temel taşı, cahilliğin yok edilmesidir.”




Hattı Müdafa Yoktur Sathı Müdafa Vardır...
O Satıh, Bütün Vatandır.
Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkca terk olunamaz.!!






Vikipedi Özgür Ansiklopedi - Mustafa Kemal Atatürk
Bir Lisenin Atatürk Köşesi

---------------

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen,
Türk istiklâlini,
Türk Cumhuriyetini,
ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin
yegâne temeli budur.
Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.
İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.
Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen,
vazifeye atılmak için,
içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!
Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait
bir mahiyette tezahür edebilir.
İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
Cebren ve hile ile aziz vatanın,
bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş,
bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal
edilmiş olabilir.
Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde,
iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.
Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini,
müstevlilerin siyasi emelleriyle
tevhit edebilirler.
Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı!
İşte,
bu ahval ve şerâit içinde dahi,
vazifen;
Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret,
damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927



---------------

Atatürk'ün Türk Gençliğine Hitabesi ve Açıklaması - Gençliğe Hitabe ve Türk Gençliğin Ata'ya Yanıtı



NUTUK :

ATATÜRK'ÜN 10.YIL NUTKU

Türk Milleti!
Kurtuluş savaşına başladığımızın onbeşinci yılındayız. Bugün,Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu, en büyük bayramıdır.
Kutlu olsun!

Bu anda büyük Türk Milletinin bir ferdi olarak bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim

Yurtdaşlarım!
Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan, Türkiye Cumhuriyetidir.
Buradaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkarane yürümesine borçluyuz.
Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzun, dünyanın en mamur ve medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.
Bunun için, bizde zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil; asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nisbetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti, milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını güzel san’atlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besliyerek inkişaf ettirmek, milli ülkümüzdür.
Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak olacaktır.
Büyük Türk Milleti, on beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaad eden çok sözlerimi işitin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.
Bugün, aynı inan ve kat’iyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin, büyük milletinin, büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır.
Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.
Türk Milleti! Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük bayramını, daha büyük şereflerle saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı, gönülden dilerim.
Ne mutlu Türküm diyene.!

Mustafa Kemal ATATÜRK 29 Ekim 1933



---------------


Nutuk - T.C. Kültür Bakanlığı e-Kitap :
1. Bölüm Türk Yurdunun Genel Durumu, Türk Milletinin Yurdunu Savunma Kararı, Harekete Geçmek İçin Yapılan Ön Hazırlıklar
2. Bölüm Milli Kongreler ve Gelişen Olaylar, İstanbul'da Hükümet Değişikliği ve Gelişen Olaylar
3. Bölüm Heyeti Temsiliyenin Ankara'ya Gelmesi, Ali Rıza Paşa Kabinesinin Çekilmesi, İstanbul'un İşgali ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin Toplanması, İç İsyanlar
4. Bölüm Savaş Cephelerinin Durumu, İstanbul Hükümeti'nin TBMM Hükümetiyle Anlaşmak İstemesi, İnönü Zaferleri, Sakarya Zaferi
5. Bölüm Büyük Taarruz'a Hazırlık, Başkumandan Meydan Muharebesi, Saltanatın Kaldırılması ve Gelişen Diğer Olaylar, Lozan Barışı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Meydana Gelen Gelişmeler
6. Bölüm Ankara'nın Başkent Olması,Barış Dönemi Meclisi,Cumhuriyetin İlanı ve Gelişen Olaylar, Hilafetin Kaldırılması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Meydana Gelen Gelişmeler, Memlekette Huzur ve Güveni Sağlamak İçin Alınan Tedbirler, Gençliğe Hitabe
Tanımlar Hürriyet ve İtilâf Firkasi (Partisi), Felahı Vatan Grubu, Akbaş Cephaneliği, Albayrak Gazetesi, Amerikan Güdümü (Mandası), Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti, Askeri Nigehban Cemiyeti (Askeri Gözcü Derneği), Babıali, Bolşevikler, Bozkır, 93 Seferi, Dersim, Dokuz Umde (Dokuz İlke - 8 Nisan 1923), Dominyon, Donanma Cemiyeti, 7 Ağustos 1919 Tarihinde Seçilen Erzurum Kongresi Heyet-i Temsiliye (Temsilciler Kurulu) Üyeleri, Etniki Eterna Cemiyeti (Derneği), Evkaf (Vakıflar) Bakanlığı, Fetva, Gümrü Antlaşması, Halifelik, Halifelik Ordusu (Kuvayi İnzibatiye), Halk İştirakiyun Fırkası (Partisi), Heyeti Temsiliye (Temsilciler Kurulu), İkinci Grup, İngiliz Muhipler Cemiyeti (İngiliz Dostları Derneği), İradei Milliye Gazetesi, 11 Eylül 1919 Tarihinde Seçilen Sivas Kongresi Heyet-i Temsiliye (Temsilciler Kurulu) Üyeleri, Ankara Antlaşması, Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti (Anadolu ve Rumeli Ulusal Hakları Savunma Derneği), Pontus Rum Cemiyeti (Dernek), İstiklal Mahkemeleri, İstinaf Mahkemesi, İtilaf Devletleri (Anlaşma Devletleri, Müttefikler), İttihat ve Terakki Fırkası, Kabotaj, Karaağaç, Karacabey, Karakol Cemiyeti, Kars Antlaşması, Kılıç Artıkları, Kilikya, Kut'ül Amare, Kuvayi Milliye (Ulusal Kuvvetler), Kuvayi Seyyare (Gezici Kuvvetler), Kürt Teali Cemiyeti (Kürt Yükseltme Cemiyeti), Londra Konferansı, Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923), Mavri Mira (Kara Kader) Cemiyeti, Mecelle (Osmanlı Medeni Kanunu), Milletler Cemiyet (Cemiyet-i Akvam), Milli Aşiret, Mir-i Miran, Misakı Milli (Ulusal Ant - 28 Ocak 1928), Mondros Mütarekesi (Ateşkes Anlaşması), Moskova Antlaşması, Mudanya Ateşkes Anlaşması, Muhafazai Mukaddesat Cemiyeti (Derneği), Muharrem Kararnamesi, Musul Sorunu, Mutasarrıf, Nasturi, Nasturilik, Nigehbancılar, Panislamizm, Reddi İlhak Cemiyeti (Dernek), Sancak, Sevr Barış Antlaşması, Sulh ve Selameti Osmaniye Cemiyeti (Fırkası), T.B.M.M. İlk Bakanlar Kurulu (3 Mayıs 1920), T.B.M.M. İlk Cumhuriyet Hükümeti'nin Bakanlar Kurulu Listesi (30 Ekim 1923), Takrir-i Sükun Kanunu, Tanin Gazetesi, Teali İslam Cemiyeti (İslamı Yükseltme Derneği), Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (Partisi), Tercümanı Hakikat, Tevhid-i Evkar, Trabzon Muhafazai Hukuku Milliye Cemiyeti (Trabzon Ulusal Hakları Koruma Derneği), Trabzon ve Havalisi Ademi Merkeziyet Cemiyeti (Dernek), Trakya - Paşaeli Cemiyeti, Turancılık, Vatan Gazetesi, Vilayatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti, Vrangel Ordusu, Wilson İlkeler (14 Nokta), Yeşilordu Cemiyeti, Yezitler, Yüce Divan (Divan-ı Harp), Yüksek Askeri Şura, Yüzellilikler
Biyografi Abdurrahman Şeref Bey, Adbülkerim Paşa, Adbülmecit Efendi, Adil Bey, Adnan Bey (Adıvar), Ahmet İzzet Paşa, Ali Rıza Bey, Ali Bey (Çetinkaya), Ali Fuat Paşa (Cebesoy - Orgeneral), Ali Galip, Ali Hikmet Paşa (Ayerdem - Korgeneral), Ali İhsan Paşa (Sabis - General), Ali Kemal Bey, Anzavur Ahmet, Bekir Sami Bey (Kunduh), Bekir Sami Bey (Günsav - Kurmay Albay), Cafer Tayyar Bey (Eğilmez - Tümgeneral), Celal Bey (Bayar), Celalettin Arif Bey, Cemal Paşa (Mersinli), Cemil Cahit Bey (Toydemir - Orgeneral), Cevat Abbas, Cevat Bey (Dursunoğlu), Cevat Paşa (Çobanlı - Orgeneral), Curson (Kürzin - George Cord), Çerkez Ethem, Çerkez Reşit Bey, Çolak İbrahim Bey (Albay), Damat Ferit Paşa, Demirci Mehmet Efe, Derviş Bey (Ahmet - Korgeneral), Fahrettin Bey (Altay - Orgeneral), Fethi Bey (Ali Fethi Okyar), Fevzi Paşa (Çakmak - Mareşal), Franklin Bouillion (Franklen Buyon), Hacı Şükrü Bey (Altındağ), Hacim Bey (Hacim Muhittin Çarıklı), Hakkı Behiç Bey (Behiç), Halide Edip (Adıvar), Hamdullah Suphi Bey (Tanrıöver), Harbourd (Harbord - Tümgeneral), Harrington, Hüsrev Bey (Gerede), İsmet Paşa (İnönü), İzzettin Bey (Çalışlar), Kara Vasıf Bey, Kazım Bey (Dirik - Korgeneral), Kazım Karabekir Paşa (Korgeneral), Kazım Paşa (İnanç), Kazım Paşa (Özalp - Orgeneral), Kemalettin Sami Paşa (Korgeneral), Kılıç Ali Bey (Ali Kılıç), Köprülülü Hamdi Bey, Lloyd George, Mahmut Bey, Mazhar Müfit Bey (Kansu), Muhittin Paşa, Nazım Bey, Nazım Bey (Ali Nazım Resmor), Nurettin Paşa, Rauf Bey (Hüseyin Rauf Orbay), Recep Bey (Peker), Refet Paşa (Bele - General), Refik Bey (Dr. Saydam), Reşit Paşa, Rıza Nur (Dr. Rıza Nur), Salih Paşa (S. Hulusi Kezrak), Şevki Paşa, Şükrü Naili Paşa (Gökberk - Korgeneral), Tevfik Paşa (Ahmet Tevfik), Vahdettin (Mehmet VI.), Wilson, Yahya Galip (Kargı), Yahya Kaptan, Yörük Ali Efe, Yunus Nadi Bey (Abalıoğlu), Yusuf Kemal (Tengirşenk), Ziya Hurşit
Harita İç Ayaklanmalar, Birinci İnönü Zaferi, İkinci İnönü Zaferi, Kütahya-Eskişehir Savaşları, Sakarya Meydan Savaşı
Kronoloji Atatürk'ün Hayatı ve İnkılapları, I. Dünya Savaşı Kronolojisi, Kurtuluş Savaşı Kronolojisi

10. Yıl Nutku Özeti : Atatürk'ün Sesiyle (3,7MB) & Bugünkü dille (Prof. Dr. Zeynep KORKMAZ) (Video resimler 2MB)
Nutuk (Söylev), yazıldığı dönemde Cumhuriyet Halk Fırkası Genel başkanı olan Mustafa Kemal Paşa'nın 15 - 20 Ekim 1927 tarihlerinde, yerli ve yabancı basın mensuplarının da katıldığı partisinin 2. Kongresinde gerçekleştirdiği 36,5 saat süren tarihî konuşması ve onun metnidir. Kültür Bakanlığı Yayınevi tarafından da kitap olarak yayımlanan (belgeler bölümü dışında yaklaşık 900 sayfa) ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 1919 - 1927 yılları arasını kapsayan, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının faaliyetlerini özetleyen Nutuk, en temel resmi tarih kaynağı olma niteliğindedir.
Kaynak : Wikipedia

Kara Harp Okulu tarafından hazırlanan interaktif  ''Büyük Nutuk'' ücretsiz olarak indirilebilir (1,89MB).
Kaynak : indirbir.com -İndirmek için açılan sayfada sadece beklemeniz ve "karşıdan dosya yükle"yi seçmeniz yeterlidir-
İçindekiler : Ön Söz - Birinci Dünya Savaşında Anadolu`nun durumu ve kurtuluş çareleri - Milli teşkilatların kurulması ve kongreler - İstanbul hükümeti ile ilişkiler - Milli teşkilatın yeniden düzenlenmesi - Misak-ı Milli ve gelişmeler - Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin toplanması - İç isyanlar ve Doğu cephesindeki gelişmeler - Düzenli orduya geçme kararı - İstanbul hükümetinin Ankara ile temas arayışları - Batı cephesindeki gelişmeler ve Birinci İnönü zaferi - Londra konferansı ve İkinci İnönü zaferi - Sakarya meydan muharebesi ve müteakip gelişmeler - Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Savaşı, Mudanya konferansı - Lozan barış konferansı ve Saltanatın kaldırılmasına ilişkin gelişmeler, Hilafet meselesi - Halk partisinin kuruluş çalışmaları, Lozan Barış Antlaşması ve müteakip gelişmeler - Cumhuriyetin ilanı - Hilafetin kaldırılması - Cumhuriyete karşı iç muhalefet, paşalar mücadelesi ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası olayı - Türk Gençliğine Hitabe - Rapor - Haritalar
Alternatif link : www.ataturk.com


Nutuk ayrıca günümüz türkçesiyle rahmetli Bedi Yazıcı tarafından Şubat 1995 yılında yayımlanmıştır.
E-kitap 1247 sayfa 3,18MB pdf formatındadır. Kaynak : atanutuk.com
Veya aynı eseri, 50'şer sayfalık pdf'ler olarak toplam 25 adet e-kitap olarak da indirebilirsiniz. Kaynak : ilkokuma.com

Youtube'da görsel hale getirilen Atamızın Nutku ( 49 bölüm ) :
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 23 - 24 - 25 - 26 - 27 - 28 - 29 - 30 - 31 - 32 - 33 - 34 - 35 - 36 - 37 - 38 - 39 - 40 - 41 - 42 - 43 - 44 - 45 - 46 - 47 - 48 - 49



Atatürk'ün İlk Meclis Konuşması Metni - Atatürk'ün kendi sesiyle videoyu indir (12,4MB)

Atatürk'ün Gerçek Sesi İlk Kez Yayınlandı Haberi - 26.Ekim.2010 - Hürriyet - Sabah
Atatürk'ün 5. Devre 2. Sene Meclis Açılış Konuşması 1936 - İndir (4,49MB)
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema ve Televizyon Merkezi Mustafa Kemal Atatürk'ün hiç yayınlanmamış ses kaydını yayınladı

Atatürk Takvimi Gün gün Atamızın yaşadıkları...

Renkli Atatürk Fotoğrafları

İstiklal Marşı & 10. Yıl Marşı
Kaynak : İnternet'ten derleme
© Erim SEVER - Makina Mühendisi
İnsanların hayırlısı, insanlara faydası dokunandır - Hadis-i Şerif - Hz. Mevlânâ'nın (k.s.) Vasiyeti'nden